Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:19 PM by admin

İnternetten önce yerel ağın icadı ile başlayan dijital bilgi hırsızlığı, yeni bir yöntemle bambaşka bir mecraya geçiyor

Bilgisayar korsanlarının, elektrik hatlarından bilgi çalabildiği iddia edildi. 
AA muhabirinin çeşitli güvenlik sitelerinden derlediği bilgilere göre, sadece bilimkurgu filmlerinde olduğu ve ”şeytanın aklına gelmediği” düşünülen yeni tür bilgi hırsızlığı, tüm dünyadaki bilgisayarları tehdit altına alabilir.

ABD’nin Las Vegas şehrinde bu ay sonunda gerçekleştirilecek ”Güvenlik Kongresi”nde, elektrik hatları üzerinden nasıl bilgi hırsızlığı yapıldığının kamuoyuna açıklanacağı belirtiliyor.

Haberin, ilgili internet siteleri üzerinden duyulmasının ardından, hem ”iyi niyetli” korsanlar hem de güvenlik yazılımı üreten şirketler, konu üzerine eğilerek, ”kötü niyetli” korsanları engellemenin yollarını araştırmaya başladı.

İnternet forumlarındaki bilgilere göre, bilgisayar korsanları, bilgi çalmak için ”kabloları dinleme” tekniği kullanıyor. Buna göre, bir bilgisayar kullanıcısı, klavyesine her bastığında tuş, atanmış harfi ekrana taşımak için elektrik sinyali gönderiyor, bu sinyali koruyan herhangi bir önlem de bulunmuyor.

Korsanlar, kendi bilgisayarlarını şehir elektriğine bağladıktan sonra, elektrik kullanılan diğer prizleri tespit ediyor, elektrik hattını ”dinlemeye” başlıyor ve o hatta bağlı bir bilgisayar bulduklarında özel bir yazılım ile elektrik sinyallerini alarak bunları harf ve sayılara çeviriyor. Bundan sonrası da elde ettiği bilgiye göre siber korsanın insafına kalıyor.

Ancak kablosuz klavye ya da elektrik hattına bağlanmamış bir dizüstü bilgisayarda çalışılıyorsa bu yöntem bir işe yaramıyor

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:17 PM by admin

UEFA Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda Fenerbahçe Macaristan’ın Honved takımıyla eşleşirken, Galatasaray da Kazakistan’ın Tobol takımını elemesi durumunda, Sliema Wanderers (Malta)-Maccabi Netanya (İsrail) eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak.

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği’nin (UEFA) merkezinin bulunduğu İsviçre’nin Nyon kentindeki kura çekiminde, UEFA Avrupa Ligi 3. ön eleme turunda karşılacak ekipler belirlendi.

UEFA Avrupa Ligi 3. ön elemeye doğrudan katılan Fenerbahçe, Macaristan’ın Honved takımıyla eşleşirken, sarı-lacivertliler, ilk maçı 30 Temmuz’da Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda oynayacak. Fenerbahçe, 6 Ağustos tarihinde Macaristan deplasmanına gidecek.

UEFA Avrupa Ligi 2. ön eleme turunda dün akşam Kazakistan’ın Tobol takımı ile 1-1 berabere kalan Galatasaray, Kazak ekibini 23 Temmuz Perşembe günü Ali Sami Yen’de yapılacak rövanş karşılaşmasında elemesi durumunda, Malta’nın Sliema Wanderers ile İsrail’in Maccabi Netanya eşleşmesinin galibiyle karşılaşacak. Bu iki takım arasında Malta’da oynanan ilk karşılaşma 0-0 sona ermişti.

Sarı-kırmızılılar, 3. ön elemeye yükselmesi durumunda ilk maçını 30 Temmuz tarihinde İstanbul’da, rövanşı maçını ise 6 Ağustos’ta deplasmanda oynayacak.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:16 PM by admin

Hekimlerin elektronik ortamda yazarak, elektronik imza ile imzaladıkları elektronik reçeteler (e-reçete) de eczanelerde kabul edilecek.

Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmelikte yapılan Değişiklik, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Yönetmeliğin 22. maddesine göre, eczanelerde, yalnızca tabipler, diş tabipleri ve veteriner hekimler tarafından yazılan reçeteler kabul ediliyordu. İnternet, faks, telefon, kurye, komisyoncu ve benzeri yollarla eczanelere gelen reçeteler geçersiz sayılıyordu.

Değişiklikle ”hekimlerin elektronik ortamda yazarak bunu güvenli elektronik imza ile imzalamalarıyla gerçekleşen elektronik reçeteler (e-reçete)” bu hükmün dışında kaldı.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:15 PM by admin

Ayyıldız Tim üyeleri, BM’nin Çin’de Uygur Türklerine yapılan katliama sessiz kalmasından dolayı tepki göstererek, BM’nin resmi internet sitesi içerisinde yer alan Ermenistan uzantısını çökertti.

Çin’de Uygur Türklerine yapılan katliam sonrası, Çin’den yayın yapan internet sitelerini çökerterek Türk-Çin sanal savaşın başlamasına neden olan Ayyıldız Tim üyeleri, BM’nin Uygur Türklerine yapılan katliama sessiz kalmasını protesto ederek, BM’nin resmi internet sitesi içerisinde yer alan Ermenistan uzantısını çökertti.

BM’nin Ermenistan uzantısını ele geçiren Türk internet korsanları, site içerisine Uygur Türklerine yapılan katliamın yer aldığı fotoğrafları koyarak, “Adı Birleşmiş Milletler olan katliam ve ölümleri izlemekten başka bir işe yaramayan yaratıklar, Çin’de 196 Uygur idam edilirken yine izlediniz. Sizin röntgencilikten başka ne işiniz var bunu öğrenmek istedik. Neden Uygur Türkleri için sesiniz çıkmıyor. Yoksa koca BM, Çin’den mi korkuyor? Biz Ayyıldız Tim olarak onlarla sanal savaşımızı sonuna kadar sürdüreceğiz” diyerek bilgi notu bıraktı.
Ayyıldız Tim üyeleri tarafından yapılan açıklamada, BM’nin resmi internet sitesi içerisinde yer alan ülke uzantılarının tamamının çökertileceği bildirildi.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:13 PM by admin

Zararlılar durmuyor. Rekor kırıyor! Yapılan araştırmalar 2009 yılının karanlık yüzünü ortaya çıkardı. İşte dudak uçurtan istatistikler.

McAfee kaynaklı bilgilere göre 2009′un ilk yarısında 1.2 milyon farklı zararlının tanımlandığı ortaya çıktı. Bu rakam 2008′in ilk çeyreğinde 500 bin sınırında kalmıştı. Bütün güvenlik firmalarından alınan bilgilere göre 2008′de toplam 1.5 milyon zararlının görev başında olduğu tespit edildi.
Zararlılarda görülen bu artış aslında güvenli olarak tanımladığımız çoğu alanın riskli olduğunu gün yüzüne çıkarıyor.

McAfee Güvenlik araştırma ve İletişim uzmanı Dave Marcus şu sözlerle konuya açıklık getiriyor. “Zararlıların bu denli hızlı bir ivme ile büyümesi şüphesiz ki güvenli zannettiğimiz çoğu sektörün aslında güvenli olmadığına işarettir.”

McAfee’den edinilen bilgilere göre trojan’lar ile kullanıcı şifrelerini çalmaya çalışan çoğu kaynak oyun ve sosyalleşme adı altında yayın yapan sitelerden yayılıyor.

Kullanıcıların dolandırıcılığa maruz kalma olasılığının arttığı günümüz internet dünyasında kurbanlar 1.000 TL gibi miktarları her an kaybetme riski taşıyor.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:11 PM by admin

Alman Parlamentosu’nda onaylanan yasa uyarınca, 1 Ağustos tarihinden itibaren internette çocuk pornografisiyle mücadele başlatılıyor. Ancak yasaya ‘sansüre zemin hazırlayacağı’ gerekçesiyle karşı çıkanlar var.

Almanya sınırları içinde 1 Ağustos’tan itibaren çocuk pornografisi içeren internet sitelerine girmeye çalışanlar, büyük puntolarla yazılmış “Dur, Giriş Yasaktır” uyarısı ile karşılaşacaklar. Yasayla Federal Emniyet Dairesi’nin kara listesinde bulunan 1000 kadar sitenin girişine internet sağlayıcı şirketlerle yapılan anlaşma sonucu erişim yasağı getiriliyor.

Bazı internet sağlayıcılar, imzalanan anlaşma uyarınca bu sakıncalı sitelere erişimin engellenmesini sağladı, ancak internet üzerindeki denetimin artmasından endişe eden bazı şirketler emniyetle işbirliğine yanaşmadı.

Yasaya onay veren politikacılardan Sosyal Demokrat Parti milletvekili Fritz Rudolf Körper endişelerin yersiz olduğu görüşünde. Körper, “Çocuk pornografisi içeren sitelere karşı alınan bu önlemi sansürle aynı kefeye koyanları kesinlikle anlamıyorum” diyor.

İmza kampanyası başlatıldı

Politikacılar, internet üzerindeki sansürün yaygınlaşacağı eleştirilerini geri çevirse de yasaya karşı harekete geçenler geniş çaplı bir imza kampanyası başlattı ve 100 binden fazla imzayla yasanın iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulması planlanıyor.

Yasağa karşı olanlardan biri de “netzpolitik.de” adlı internet bloğunun sahibi Markus Beckedahl. Beckedahl, “Biz her zaman çocuk pornografisine karşı olduğumuzu söyledik. Biz, sadece tercih edilen yönteme karşıyız. Bu tür siteleri etkin şekilde internet ağlarından çıkarmak yerine web siteleri yasaklanmak isteniyor” diyor.

Yasaya karşı çıkanlar, hükümetin asıl amacının internet sansürüne zemin hazırlamak için yasal yöntemler aradığından kuşku duyuyor ve bu yasağın bilgisayar ya da şans oyunları içeren siteleri takip edebileceğini düşünüyor. Ayrıca yasağın bilgi edinme özgürlüğünün kısıtlanmasına dek varabileceği belirtiliyor ve söz konusu düzenlemenin çocuk pornografisini önlemeye yetmeyeceği dile getiriliyor.

Yetkililer yasayı savunuyor

Yetkililer ise eleştirilerin yerinde olmadığı görüşünde. Yasanın gerekliliğine değinen Federal Emniyet Teşkilatı Başkanı Jörg Ziercke, şunları söylüyor: “Çocuk pornografisinden para kazanıyorlar. Organize suçla kazanç sağlamak isteyenlerin yeni müşteriler kazanmak için reklama ihtiyacı var. Bu işin başlangıç noktası. Kendisine bir ‘spam mail’ ulaştırılan potansiyel kullanıcı, bu internet sitelerini merak ediyor. Ancak siteyi açmaya kalkıştığında, koyduğumuz “dur” uyarısı ile karşılaşacak.”

Geri adım atmayacakları mesajını veren Federal Aile Bakanı Ursula von den Leyen de görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Bizim yaptığımız şey, ilk aşamada koruyucu önlemlerle bunun ticaretini engellemek. Çocuk pornografisini bu şekilde ortadan kaldırılamayacağını elbette biliyoruz. İnternetin karmaşık bir yapıya sahip olduğunun da tabii farkındayız. Bu nedenle, bu tür sitelerin yasaklanmasını bir yapıtaşı, vazgeçilemeyecek bir yapıtaşı olarak görmek çok önemli.”

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:10 PM by admin

Önde gelen modern iletişim teknolojilerinden e-posta, ilk kez bundan 25 yıl önce Almanya’da kullanıldı.

Almanya’ya ilk elektronik posta 3 Ağustos 1984 tarihinde ABD’den gönderildi. Boston’daki ünlü Massachusetts Institute of Technology (MIT) tarafından yollanan e-posta, Karlsruhe Üniversitesi enformatik uzmanı Werner Zorn’un CSNET isimli bilgi paylaşım ağına dahil edildiğini müjdeliyordu.
Aradan geçen 25 yılda elektronik postalar, sadece bilimsel bilgilerin paylaşıldığı bir iletişim biçimi olmaktan çıkıp günlük yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Almanya’daki internet kullanıcılarının değişen profiliyle birlikte e-posta kullanımında da farklılıklar görülüyor.

E-posta hâlâ gözde

Alman bilişim branşı birliği BITKOM tarafından yaptırılan bir araştırmaya göre, Alman bilgisayar kullanıcıları elektronik postaya olumlu bakıyor. Kullanıcıların yüzde 88′i e-postanın yaşam kalitesini artırdığına inanıyor. Yüzde 89′u esnekliğe imkân tanıdığını, yüzde 84′ü ise bilgiye erişimini kolaylaştırdığını düşünüyor. Alman bilgisayar kullanıcısının yüzde 66’sı üretkenliğinin e-postayla arttığına inanırken, yüzde 61′i bu iletişim aracı sayesinde zamandan tasarruf ettiğini belirtiyor.

BİTKOM’un araştırması Almanların yaklaşık yüzde 70′inin düzenli olarak internet kullandığını, 14 yaşından büyük kullanıcıların yüzde 85′inin e-posta kullandığını ortaya koydu.

E-posta kullanımı eğitim seviyesi ve yaşa göre değişkenlik gösteriyor. Eğitim seviyesi yükseldikçe e-posta kullanım oranı artıyor. Aynı şekilde çeşitli yaş grupları e-postayı farklı kullanıyor. 14-29 yaş arası bilgisayar kullanıcılarının dörtte biri her gün e-posta arterken bu oran 45-59 yaş arası grupta yüzde 50′ye çıkıyor. 60 yaş üzerinde e-posta kullanımı tekrar dörtte bire iniyor.

Gençlik “anında mesaj” diyor

Kullanıcılar, cinsiyete bağlı farklı bir profil sunuyor. Alman erkeklerinin yüzde 59′u her gün elektronik posta atıyor. Kadınlarda bu oran yüzde 43′e geriliyor.

E-posta, 14-29 yaş arası grupta anlık mesajlaşma yazılımlarıyla yoğun bir rekabet yaşıyor. Bu yaş grubundaki her iki kişiden biri internet üzerinden sohbet ve haberleşme için chat ve msn Messenger gibi anlık mesajlaşma hizmetlerini kullanıyor. Bu oran, yaş küçüldükçe daha da artıyor. 10-17 yaş arası çocuk ve gençlerin yüzde 94′ü e-posta yerine anlık mesajlaşmayı tercih ediyor.

Alman bilişim branşı birliği BITKOM’un başkanı August-Wilhelm Scheer, “Elektronik posta, iletişimi hızlandırıp basitleştirdi. Artık kimse e-postadan vaz geçmek istemiyor” diyor.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:08 PM by admin

Bu yazılımlar USB belleğinizde olduğu sürece, her bilgisayarda hiç korkmadan sörf yapabilirsiniz…

Günümüzde hemen her bilgisayarın artık bir internet bağlantısı var. Ancak internete bağlanan her bilgisayarın internet üzerinde bulunan potansiyel tehditlere açık olduğu da bir gerçek.

Bu nedenle kullanıcıların mutlak suretle sistemlerinde bir güvenlik yazılımı bulundurmaları ve güvenilir olmayan web sitelerinden uzak durmaları gerekiyor.

Ancak bunun dışında kullanıcıların dikkat etmesi gereken bir diğer nokta da, kendi bilgisayarlarını kullanamadığı ve internet kafe veya benzeri yerlerde bulunan bilgisayarları kullanmak zorunda olduğu anlardır. Bu tip durumlarda kullanıcıların kişisel e-posta hesaplarına erişmesi için kullanıcı adı ve şifresini bu bilgisayara girmesi gerekir.

Fakat yeterli güvenlik önlemi alınmayan durumlarda kullanıcıların başka bilgisayarlarda gerçekleştirdikleri aktiviteler, başlarına dert açabilmektedir.

Biz de bu makalemizde, kullanıcıların başka bilgisayarları kullanmak zorunda olduğu durumlarda yanlarında taşıyacakları USB cihazlarında hangi portatif yazılımları kullanmaları gerektiğini masaya yatıracağız.

Rohos Mini Drive

USB hafızalar için geliştirilen ve oldukça kullanışlı bir güvenlik aracı olan Rohos Mini Drive, USB hafızalarda 2 GB’a kadar olan verileri tamamen şifreleyebiliyor ve kaybolma ya da çalınma durumlarında kullanıcıların verileri üçüncü kişilerden tamamen korunabiliyor.

Portable Firefox

Popüler web tarayıcısı Mozilla Firefox’un portatif sürümü olan Portable Firefox, başka bilgisayarlarda bulunan web tarayıcılarını kullanmak yerine, kullanıcıların kendi web tarayıcılarını diledikleri bilgisayarlarda kullanabilmelerine olanak veriyor. Böylece kullanıcıların başka bilgisayarlara cookie ya da benzeri güvenlik açıkları bırakma şansı oldukça azalıyor.

Önemli eklentiler

Ancak Firefox Portable’ı USB hafızanıza yüklemekle iş bitmiyor. Bu adımdan sonra öncelikle Firefox’un en önemli özelliklerinden biri olan ve diğer web tarayıcılara göre kendini bir adım öne çıkaran bazı eklentilerini de bilgisayarınıza indirmeniz gerekiyor. Öncelikle Firefox’a girerek Araçlar’dan Eklentiler’e girin (Tools > Add-Ons) ve ardından güvenliğinizi arttırmak için şu eklentileri sırasıyla indirin: Xmarks, Web of Trust, LastPass. Xmarks ile bookmark yani favori sayfalarınızı flash hafızanızla bilgisayarınız arasında senkronize edebilirken, Web of Trust ile daha güvenilir arama sonuçlarına ulaşabilir, LastPass ile de daha güvenli bir şekilde şifrelerinizi web sayfalarına girebilirsiniz.

Portable KeePass

Şifrelerinizi güvenle saklayan Portable KeePass ile tüm şifrelerinizi tek çatı altında toplayarak, bu şifrelerinizi dilediğiniz bilgisayarda güvenle kullanabilmeniz mümkün. Firefox dışında bir tarayıcı kullanmak istiyorsanız, Opera@USB veya Portable Chrome da işinizi fazlasıyla görecektir.

Portable Thunderbird

Portable Thunderbird ile posta kutunuzu flash belleğinizde taşıyabilirsiniz. Ancak Portable Thunderbird’in kullanımındaki en büyük problem, e-posta’larınızı kontrol ederken, yazılımın bu postalarınızın bir kopyasını sunucu üzerinde bırakmasıdır.

Pidgin Portable

Sistem kaynaklarını olabildiğince az kullanan popüler hızlı mesajlaşma yazılımı Pidgin, bu portatif sürümü sayesinde artık hemen her bilgisayarda arkadaşlarınızla iletişimde kalmanızı sağlayacak. AOL, Yahoo!, Windows Live/MSN gibi hesaplarınızı kullanabildiğiniz Pidgin Portable’ın hafızanızda kaplayacağı alan da bir hayli azdır.

Clamwin Portable

Clamwin Portable ile bilgisayarınızı zararlılara karşı güvenlik taramasından geçirebilirsiniz. Ancak unutulmamalı ki, hiçbir güvenlik yazılımı mükemmel değildir; bu nedenle bu açık kaynak kodlu yazılımı güvenliğiniz için bir başlangıç noktası olarak da değerlendirmek mümkün.

a-squared HijackFree

Detaylı bir sistem analizi yazılımı olan a-squared HiJackFree, özellikle profesyonel bilgisayar kullanıcıları için tasarlanan ve başta HiJackers olmak üzere, Spyware, Adware, trojan ve Worm’ları tespit ederek bu zararlıları sistemden tamamen kaldırabilen bir güvenlik yazılımıdır.

Portable Applications

Portable Applications, içerisinde web tarayıcı, e-posta istemcisi, office paketi, sakvim/program yazılımı, hızlı mesajlaşma programı, Antivirüs yazılımı ve hemen her kullanıcının ihtiyaç duyabileceği farklı alanlardaki birçok programı bir araya getiren toplu bir program paketidir.

Eraser Portable

Eğer hafızanızda bulunan verileri artık kullanmayacaksanız ve bu verileri tamamen ortadan kaldırmak istiyorsanız, Eraser Portable tam da bu amaç için geliştirilmiş bir yazılım. Bu yazılım sayesinde USB hafızanızda bulunan verilerinizi güvenle silebilirsiniz.

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:01 PM by admin

Dünya genelinde geleneksel toplum yapısı değişiyor. Sosyal değişimin önemli aktörlerinden kadınlar, interneti yoğun şekilde kullanıyor. Alman “Kızlar Takımı” sitesi, “yeni kadınlar”ı bir araya getiren bir platform

Her ne kadar Alman basınında feminist tartışmalar gitgide gözden düşse de, internette bu konuya duyulan ilgi her geçen gün artıyor. Araştırmalar pek çok kadının, çocuk bakımı ve iş hayatının bir arada yürütülmesi, erkeklerle eşit işe eşit ücret gibi tartışmalarla ilk defa internet ortamında karşılaştıklarını ortaya koyuyor.

“Mädchenmannschaft” yani “Kızlar Takımı” isimli internet platformundan Katrin Rönike, bu nedenle internetteki varlıklarının çok büyük bir önem taşıdığını belirtiyor. Kullanıcılar bu platformda görüş ve dileklerini paylaşma imkânı buluyor.

Kızlar Takımı’nın yaratıcıları bunun dışında, kendi deneyimlerine dayanarak günümüz otuzlu yaşlardaki kadınlarının yaşantısını değerlendirdikleri “Wir Alphamädchen” yani “Biz Alfa Kızları” isimli bir de kitap yazdı. Kitap özellikle genç annelerin iş piyasasında yaşadıkları mağduriyeti ortaya koyuyor.

“Feminizmi sitenin dışına da taşımak lazım”

Kızlar Takımı’nın kullanıcılarından Verena Rygers, feminizmi sitenin dışına da taşımanın önemine dikkat çekti ve bunun için yazılı basına yöneldiklerini belirtti. Rygers şu açıklamayı yaptı: “Basın için de yazıyoruz. Bundan 5-6 sene önce böyle bir olay söz konusu bile olamazdı. İnternet kullanımı bizim gibi genç kadınlara çok güzel bir imkân sağladı. Çünkü hiçbirimiz bir genel yayın yönetmenine gidip de ‘Merhaba, hadi genç kadınlar ve feminizm üzerine bir şeyler yap’ dememiz mümkün değildi. Biz de elimizdeki medyayı kullandık. Bu medya ise günümüzde internet…”

Twitter’daki bloglardan biri olan “Mädchenblog” yani “Kızlar Blogu”nun yaratıcılarından Svenja Fischer, günümüzde feminizm denince akla artık başka şeyler geldiğini belirtiyor. Fischer’e göre feminizm, hayatın her alanında eşitliğin sağlanması anlamına geliyor. Fischer, “Şu sıralar kürtaj ve diğer feminist konular üzerine sıkça yazılıyor. Birileri çıkıp ‘Kızlar Blogu’nu hayata geçirelim, böylece herkes aklından geçeni yazabilsin’ fikrini ortaya attı ve bu, feminist camianın en büyük bloglarından biri haline geldi. Kullanım sıralamasında ikinciliğe yükseleceğimiz, hiçbirimizin aklına gelmezdi” şeklinde konuştu.

Kızlar Blog’u başlangıçta geleneksel kadın dergilerine bir alternatif olarak ortaya çıkmış ve ağırlıklı olarak erkekler, makyaj, doğru stil seçimi gibi konular işlenmiş.

Özgürce konuşma şansı

Diğer yandan Kızlar Takımı’ndan Katrin Röhnike kullanıcıların anonim kalarak özgürce konuşma şanslarını kullanma imkanı bulduklarına dikkati çekiyor. Röhnike kadınlara şöyle sesleniyor: “Hadi bizimle birlikte yazın. Siz de bir metin yollayın. Politik olun. Siz de politik olabilirsiniz. Aramızda sizi dinleyecek birilerini bulabilirsiniz. Burada başkalarıyla tartışabilirsiniz. İnternetteki farklılık burada yatıyor. Bağlantı kurmak, fikrini ortaya koymak ve şöyle diyebilmek: ‘Bu benim görüşüm ve bunu tüm dünyayla paylaşmak istiyorum’. ”

Ancak kadın forumları tüm dünyadan erişime açık ve erkekler tarafından da ziyaret edilebiliyor. Siteleri ziyaret eden erkekler çoğunlukla mesaj bırakmayı da ihmal etmiyorlar. Tahminlere göre, bu sitelere kadınlardan on kat fazla erkek yazı gönderiyor. Erkek kullanıcıların gönderdikleri mesajlarsa zaman zaman ağır ayrımcılık ve hakaret unsurları içerebiliyor. İnternet editörleri, örneğin işyerinde kadınlar için kotalar belirlenmesini savunan bir kadının, erkek kullanıcılar tarafından, “Adet dönemindesin galiba” ya da “Uzun süredir biriyle sevişmedin herhalde” gibi hakaretlerle karşılaşabildiklerini belirtiyor.

Bir süre sonra vazgeçiyorlar

Alman Yeşiller Partisi’nin kadın temsilcisi Claudia Schlenker, bloga yazı yazan ve sürekli bu tür hakaret içeren yorumlarla karşılaşan kadınların bir süre sonra öfkelenerek yazmayı bıraktığına dikkat çekiyor. Schlenker bu konuda şu açıklamayı yapıyor: “Ne zaman kadın politikasıyla ilgili bir makale yayımlansa, erkeklerden kötü niyetli, öfkeli yorumlar geliyor. Bazen hangisi online, hangisi gerçek diye düşünüyorum. Ya da bu denli sert tepkilerin nedeni anonim kalabilmek, yaptırımlardan çekinmek zorunda olmadan hareket edebiliyor olmak mı diye. Bu nedenle bloglara yorum yazmaktan kaçınıyorum.”

Posted on Mart 2nd, 2010 at 1:00 PM by admin

Firefox için pratik bir eklenti: Multi Links “Keşke böyle bir eklenti olsa” dediğiniz bir Firefox eklentisi daha ortaya çıktı: Multi Links.

Bir tıkla her şey: Firefox için geliştirilmiş Multi Links eklentisi ile sağ fare tuşunu basılı tutarak dikdörtgen içine aldığınız alandaki tüm linkler otomatik olarak ayrı ayrı sekmelerde açılabiliyor. Örneğin bir makalede, forumda veya arama motorlarında bulunan birden çok linki aynı anda açmak istediğinizde bu özellik çok pratik olabiliyor.

Parmaklarınızı biraz dinlendirin; bırakın Multi Links bu işi sizin yerinize halletsin. Firefox eklentinin sembolü üzerin sağ tıkladığınızda daha gelişmiş ayarlar da yapabilirsiniz. Mesela seçtiğiniz linkleri yeni sekmeler yerine yeni pencereler içinde açılmasını, ara belleğe kopyalanmasını veya yer imlerine eklenmesini sağlayabilirsiniz.